Ortaokul ve lise başlangıcı, öğrencinin öğrenme alışkanlıklarının şekillendiği dönemdir. Bazı çocuklar bu yıllarda ezbere kayar, bazılarıysa doğru yönlendirmeyle gerçekten düşünmeyi öğrenir. IB Orta Yıllar Programı (MYP) tam da bu döneme, 11-16 yaş aralığına (genelde 5-10. sınıf) odaklanan uluslararası bir programdır.
MYP (Middle Years Programme), "daha çok test çözelim" fikrinden çok şunu sorar: Öğrenci öğrendiğini nerede kullanacak, nasıl sorgulayacak, nasıl aktaracak? Bu yüzden dersler, gerçek hayatla bağ kuran görevlerle ve beceri odaklı bir ölçme anlayışıyla ilerler.
Bu yazıda ne öğreneceksiniz?
- MYP'nin temel yaklaşımı ve öğrencide neyi geliştirdiği
- Ders grupları, kavramsal öğrenme ve "küresel bağlamlar"
- Ölçme değerlendirme, projeler ve Kişisel Proje (Personal Project)
- Türkiye'de MYP'nin nasıl uygulandığı ve DP'ye (IB Diploma Programı) geçiş
- Okul seçerken sorulacak net sorular
IB'nin genel yapısını ve yaklaşımını daha geniş çerçevede okumak isterseniz şu sayfa iyi bir başlangıçtır: Uluslararası Bakalorya (IB) eğitimi nedir?
MYP'nin temel fikri, gerçek hayatla bağlantılı, beceri odaklı öğrenme
MYP'nin kalbinde basit bir düşünce var: Okul, hayatın provası değil, hayatın bir parçası. Bu yüzden program; öğrencinin merak etmesini, araştırmasını ve farklı dersleri birleştirmesini ister. Bir konuyu sadece "bilmek" yetmez, onu yorumlamak ve doğru soruları sormak gerekir.
Örneğin fen dersinde bir deney yapmak tek başına hedef değildir. Öğrenci deney sonucunu tartışır, veriyi yorumlar, hatayı bulur, daha iyi bir yöntem önerir. Benzer şekilde dil dersinde yalnızca metin okumaz, metnin mesajını değerlendirir ve kendi görüşünü kanıtla savunur. MYP'nin "beceri" dediği şey tam da budur: düşünme, iletişim, araştırma, öz yönetim ve işbirliği.
Program aynı zamanda küresel bakışı destekler. "Benim dışımdaki dünya" fikri, soyut bir slogan gibi kalmaz. Derslerde farklı kültürlere saygı, etik karar verme, çevre duyarlılığı ve toplumsal sorumluluk gibi alanlar görünür olur. Üstelik bu yaklaşım sadece akademik tarafı değil, öğrencinin sosyal ve duygusal gelişimini de gözetir.
MYP'nin önemli bir artısı da esnekliğidir. Beş yıllık bir yapı olarak tasarlansa da okul, 2-5 yıl arası uygulayabilir. Ayrıca birçok okul MYP'yi ulusal müfredatla birlikte yürütür. Yani çoğu senaryoda MYP, "müfredatı tamamen değiştirip her şeyi sıfırlamak" anlamına gelmez; derslerin işleniş tarzını ve değerlendirmeyi dönüştürür.
MYP, öğrenciyi yarış atına çevirmeyi değil, kendi rotasını çizebilen bir öğrenen yapmayı hedefler.
MYP hangi yaş grubuna hitap eder, okulda nasıl görünür?
MYP, 11-16 yaş aralığı için tasarlanmıştır. Türkiye'de bu genelde 5-10. sınıflar bandına denk gelir. Ancak okulun yapısına göre uygulama yılları değişebilir.
Velilerin sık yaptığı bir yanlış var: MYP'yi ayrı bir "IB dersi" sanmak. Oysa çoğu okulda MYP, matematik, fen, Türkçe, sosyal bilgiler gibi derslerin içinde görünür. Fark şurada ortaya çıkar: öğretmenler konuyu işlerken beceri hedeflerini net koyar, öğrenciden ürün ister ve kriterlere göre geri bildirim verir.
Velilerin en sık sorduğu üç soruya kısa yanıt:
- "Ağır mı?" Program yoğun olabilir, çünkü öğrenciden aktif katılım bekler. Ancak yük, çoğu zaman "çok ödev" değil; planlı çalışma ve üretme ihtiyacıdır.
- "Dil seviyesi şart mı?" MYP İngilizce yürütülebilir, iki dilli uygulanabilir, ya da derslerin bir kısmı İngilizce olabilir. Okulun dil politikası belirleyicidir. Dil desteği iyi kurgulanırsa öğrenci yol alır.
- "Not sistemi nasıl?" Tek bir sınav notuna dayanmayan, kriterlere göre ilerleyen bir değerlendirme vardır. Öğrenci neyi geliştireceğini daha net görür.
MYP müfredatı nasıl kuruludur, hangi dersler var?
MYP, sekiz ders grubuyla dengeli bir yapı kurar. Amaç, öğrenciyi tek bir alana sıkıştırmadan, farklı düşünme biçimleriyle tanıştırmaktır. Ders grupları genelde şunlardır:
- Dil ve Edebiyat: Metin okur, yazar, tartışır, argüman kurar.
- Dil Edinimi: Yeni bir dili iletişim için kullanmayı öğrenir.
- Bireyler ve Toplumlar: Tarih, coğrafya, ekonomi ve toplumsal konuları bağlar.
- Fen Bilimleri: Deney, modelleme, veri analiziyle sonuç üretir.
- Matematik: Problem çözer, akıl yürütür, gerçek duruma matematik uygular.
- Sanat: Üretir, yorumlar, süreç üzerinden gelişir (müzik, görsel sanatlar gibi).
- Beden Eğitimi ve Sağlık: Sağlıklı yaşam, hareket ve takım çalışmasına odaklanır.
- Tasarım: Bir ihtiyacı belirler, çözüm tasarlar, prototip dener (örneğin basit bir ürün geliştirmek).
MYP'de dersler sadece "konu listesi" değildir. Program, kavramsal öğrenme yaklaşımını kullanır. Yani öğrenci tek tek bilgileri ezberlemek yerine, o bilgilerin arkasındaki büyük fikirleri görmeyi dener. "Sistem", "değişim", "ilişkiler" gibi kavramlar; farklı derslerde farklı örneklerle karşısına çıkar. Bu, öğrenmeyi daha kalıcı yapar.
Bir diğer önemli parça da "küresel bağlamlar"dır. Teknik gibi duyulabilir, ama özü basit: Öğrendiğini kişisel, yerel ve küresel düzeyde düşünmek. Aynı konuya farklı pencerelerden bakınca, öğrenci sadece cevap aramaz, anlam arar.
Programda her ders grubu için, yılda en az 50 saat öğretim süresi beklenir. Ayrıca 4. ve 5. yılda, okulun koşullarına göre bazı ders gruplarında esneklik ve seçim alanı doğabilir.
Disiplinler arası öğrenme ve "küresel bağlamlar" ne işe yarar?
Disiplinler arası öğrenme kulağa iddialı gelir, ama aslında günlük hayatın kendisidir. Hayatta sorunlar "sadece matematik" ya da "sadece fen" diye gelmez. MYP, bu gerçeği sınıfa taşır.
Basit bir örnek düşünelim: su kıtlığı.
Fen dersinde öğrenci su döngüsünü ve kirlilik etkisini inceler. Matematikte su tüketim verilerini yorumlar, grafik çizer, tasarruf senaryosu kurar. Bireyler ve Toplumlar dersinde suyun adil paylaşımı, göç, tarım politikaları gibi sosyal sonuçlara bakar. Sonunda konu, tek bir dersin sınırını aşar ve "hayatın sorusu" olur.
"Küresel bağlamlar" da bu noktada yön verir. Öğrenci şunu fark eder: Bu konu benim evimdeki muslukla başlıyor, şehrin altyapısıyla büyüyor, iklim değişikliğiyle dünyaya bağlanıyor.
Sınıf içinde ortaya çıkan ürünler de tek tip değildir. Öğrenci bazen rapor yazar, bazen deney sunar. Kimi zaman poster hazırlar, kimi zaman kısa video çeker. Sunum, münazara ve portfolyo gibi formatlar da sık görülür. Bu çeşitlilik, "tek ölçü sınav" baskısını azaltır, ama sorumluluğu artırır.
MYP'de ölçme değerlendirme, projeler ve DP'ye geçiş hazırlığı
MYP'de değerlendirme, sadece dönem sonu sınavı demek değildir. Öğretmenler, öğrencinin öğrenmesini farklı kanıtlarla görmeye çalışır. Çünkü bazı beceriler, çoktan seçmeli testle ölçülmez. Örneğin araştırma yapma, kaynak kullanma, bir görüşü savunma ya da bir tasarımı iyileştirme gibi.
Bu yüzden MYP'de sık kullanılan kanıt türleri şunlardır: araştırma ödevi, açık uçlu sorular, performans görevi, deney ve analiz, sunum, ürün tasarımı ve yansıtma yazıları. Geri bildirim kültürü de belirgindir. Öğrenci çoğu zaman ilk taslağı verir, geri bildirim alır, sonra revize eder. Hayatta da işler böyle ilerler, ilk denemede "tam puan" diye bir şey yoktur.
Programın son yılında öne çıkan çalışma, Kişisel Proje (Personal Project) olur. Öğrenci kendi ilgi alanından bir hedef seçer. Sonra plan yapar, kaynak toplar, süreç günlüğü tutar ve ortaya bir ürün çıkarır. Bu ürün bir araştırma dosyası, bir etkinlik planı, bir prototip, bir farkındalık kampanyası ya da yaratıcı bir çalışma olabilir. Asıl değer, son üründen çok süreç yönetiminde yatar.
MYP, IB Diploma Programı'na (DP) ve Kariyer Odaklı Program'a (CP) geçişte güçlü bir köprü işlevi görür. Çünkü DP'de yazma, araştırma, zaman yönetimi ve eleştirel düşünme sürekli devrededir. MYP bu kasları erkenden çalıştırır. Grup çalışması, teslim tarihi yönetimi, kaynakça düzeni gibi "küçük" görünen alışkanlıklar, DP'de büyük fark yaratır.
Türkiye'de MYP, IB Dünya Okulu olan veya aday statüsündeki bazı kurumlarda uygulanıyor. Güncel liste zamanla değişebildiği için okulların resmî durumunu ayrıca doğrulamak gerekir. Örnek olarak, arama sonuçlarında Irmak Okulları, Gaziantep Kolej Vakfı (GKV), Özel Bilkent Ortaokulu ve ALKEV Özel Anadolu Lisesi gibi isimler geçer.
Kriter bazlı değerlendirme ne demek, öğrenciye nasıl fayda sağlar?
"Kriter" kelimesi göz korkutmasın. 8. sınıf düzeyinde şöyle düşünün: Öğretmen "iyi ödev"in neye benzediğini en baştan söyler. Öğrenci de neyi hedefleyeceğini bilir. Yani sürpriz azalır, belirsizlik azalır.
Kriter bazlı değerlendirmede öğretmen, genelde rubrik denen bir tabloyla beklentileri açıklar. Öğrencinin güçlü yönü ve geliştirmesi gereken taraf netleşir. Bu yaklaşım, not baskısını tamamen bitirmez, ama odağı değiştirir. "Kaç aldım?" sorusu yerini "Neyi daha iyi yapabilirim?" sorusuna bırakır.
Veliler için pratik çerçeve şudur: Rubrik, geri bildirim ve revizyon üçlüsü. Çocuk sadece teslim etmeyi değil, geliştirmeyi öğrenir. Ayrıca sorumluluk da öğrencide kalır, çünkü hedef açıktır.
Kriterler, öğrenciyi yargılamak için değil, gelişim yolunu göstermek için vardır.
Sonuç: MYP kimler için iyi, okul seçerken ne sormalı?
MYP, merak eden, soru soran, proje üretmeyi seven ve uluslararası bakış isteyen öğrenciler için güçlü bir seçenek olabilir. Buna karşılık sadece test çözerek ilerlemek isteyen, uzun soluklu görevlerden çabuk sıkılan öğrenciler ilk başta zorlanabilir. Yine de doğru destekle birçok öğrenci ritim yakalar, çünkü sistem "nasıl öğrenilir"i öğretir.
Okul seçerken şu 5 soruyu net sorun:
- Öğretmenlerin MYP deneyimi ve hizmet içi eğitimleri nasıl?
- Proje örnekleri ve değerlendirme rubrikleri velilerle paylaşılıyor mu?
- Dil seviyesi için hangi destekler var (özellikle İngilizce yürüyorsa)?
- Ulusal müfredatla uyum nasıl sağlanıyor, ders saatleri nasıl planlanıyor?
- DP ya da CP'ye geçişte rehberlik ve akademik destek nasıl ilerliyor?
Son adım olarak okuldan MYP ders planını ve örnek rubrikleri isteyin, kampüs ziyareti yapın, öğrenci portfolyolarını inceleyin. Doğru program, doğru okulda, doğru öğrenciyle buluştuğunda MYP gerçekten fark yaratır.